1-  Skolyozun 15 belirtisi ve bulgusu nelerdir?

  1. Bir omuz diğerinden aşağıda-yüksekte olabilir. (OMUZ ASİMETRİSİ)
  2. Kürek kemiklerinden biri daha yüksekte veya daha belirgin olabilir.
  3. Ayakta serbest duruşta kolar ile gövde arasındaki mesafeler farklıdır.
  4. Leğen kemiğinin çıkıntılarından biri diğerine göre  daha yüksektedir. (PELVİS ASİMETRİSİ)
  5. Baş izdüşümü leğen kemiğini ortalamaz.
  6. Bel bölgesinde cilt plileri sağ ve sol yanda birbirinden farklıdır.
  7. Yere basarken ayaklarda topuklar yana doğru kaymıştır.  (ANKLE VALGUS)
  8. Gözlerde miyop astigmat olabilir.
  9. Çene kemiğinde kapanma kusuru, dişlerde ortodontik problemler olabilir.
  10. Yürürken veya ayakta dururken bir ayağa daha fazla yük verir. Yük verdiği tarafta diz eklemi hafif büküktür.
  11. Öne eğilmede kaburga kemiklerinin çıkıntısı bir tarafta daha yüksektir. (RİB HUMB)
  12. Göğüste güvercin göğsü veya kunduracı göğsü deformitesi olabilir.
  13. Surt ve bel bölgesinde sütlü kahve lekeleri volabilir. (KAFEOLA LEKELERİ)
  14. Bel bölgesinde orta hatta aşırı kılanma olan bir  bölge olabilir.
  15. Kalp, Akciğer, Böbrekler ve Üriner sistemde sorunlar olabilir.

 

2 - D3 vitamini, K2 vitamini Albümin ve  Kalsiyum düzeyleri ve  Skolyoz

Kalsiyum kemiklerin yapı taşıdır. D3 vitamini kalsiyumun kemiklere yerleşmesi için gerekir. K2 vitamini D3 vitamininin emilimini artırır. Albümin vücudun yapı taşı proteinlerden birisidir. 

D3 ve K2 vitaminleri: Skolyozu hastaların hemen hemen tamamında  düşük düzeydedir. Skolyoz muayenesi sırasında D3 vitamin düzeyini kontrol ediyoruz ve D3 vitamin düzeyini 30 bin değerinin üzerine çıkartmak için damla formunda ve K2 vitamini ile birlikte hazırlanmış preparatı kullanıyoruz. K2 vitamini D3 vitamininin emilimini artırıyor.

Albümin: Bu protein düzeyi skolyozlu hastalarda  D3 vitamini kadar olmasa da özellikle vücut gelişimi yeterli düzeyde olmayan minyon tipli olgularda eksik oluyor. Özellikle ameliyat olacak hastalarda ameliyat öncesinde ölçülmeli ve eğer eksikse takviye yapılarak gerekli düzeye getirilmelidir. Ameliyat sonrası olası komplikasyonlardan biriside ameliyat bölgesinde oluşan enfeksiyonlardır. Albümün düzeyi düşük hastalarda ameliyattan sonra enfeksiyon riski daha yüksek oluyor. Bu nedenle  albümün düzeyi ameliyat öncesi dönemde düşük ise destekleyici tedavi verilerek artırılmalıdır.

Kalsiyum: Kemiklerin yapı taşıdır. Kalsiyum eksikliği özellikle yaşlılık çağı skolyozlarında öne çıkar. Kalsiyum eksikliğinde osteoporoz gelişir ve kemiklerde çökme kırıkları olabilir. Bu çökmeler yaşlılık skolyozuna yol açar.

 

3 - Skolyoz iç organları sıkıştırır mı?

Skolyoz göğüs kafesini etkiliyorsa “torakal skolyoz” eğer bel bölgesini etkiliyorsa “lomber skolyoz” adını alır.

Torakal bölgede kalp ve akciğerler, lomber bölgede karaciğer, böbrekler, dalak, pankreas, kadın üreme organları ve bağırsaklar bulunur.

Ameliyat sınırı “45 derece” altında skolyoza bağlı olarak herhangi bir organ sorunu olmaz.

Torakal skolyozlarda 65 derece üzerinde Akciğer problemleri başlar. 100 dereceyi geçerse solunum kısıntısı olur.

Bel bölgesi bu bakımdan daha sorunsuzdur.  Karın ön duvarında göğüs kafesinde olduğu gibi kemiksel bir bariyer olmadığından.  Organlar öne doğru bir miktar yer değiştirsede fonksiyonel bir kısıtlılık olmaz.

4 - Ağır sırt çantası taşımak, Skolyoza neden olurmu?

Skolyoz sorunu olmayan bir öğrenci ne kadar ağrılık taşırsa taşısın skolyoz olmaz. Çocukların okula servisle gidip gelmeleri veya kısa mesafe yürüyüşler ile okullarına gittiklerini  düşünerek bu iddiada bulunabiliriz. Ancak ağır çanta ile 10 km yol yürüyüp okuluna giden ve 10 km de dönüşte yürüyen bir köy okulu öğrencisi ile okula servisle gidip gelen bir başka öğrenci arasında olumsuz etiileşim açısından fark olabileceğinide göz ününe almalıyız.

 

 

 

5 - Skolyoz kalıtımsal olarak anne babadan çocuğa geçen bir hastalıkmıdır? Skolyozlu bir çocuğun diğer kardeşlerinde yada kuzenlerinde skoloz olabilirmi?

Skolyozun genetik geçişli bir hastalık olup olmadığı kesin olarak kanıtlanmamıştır. Öyle ki; bazı istisnaları bile vardır, genetik yapıları birbirine benzeyen ikiz kardeşlerden birinde skolyoz olmasına rağmen diğerinde olmayabilir. Ancak bununla birlikte kardeşler arasında ve birinci derece akrabakar arasında skolyoza sıklıkla rastlanmaktadır. Bu nedenle her nekadar genetik geçişe ait %100 bir bulgu olmasada, bir çocuğunda skolyozu olan aileler diğer çocuklarınıda dikkatle gözlemlemelidirler.

 

6 - Adölesan idiopatik skolyoz sırt ve bel ağrısına neden olur mu?

Temel bir bilgi olarak skolyozda ergenlik dönemi boyunca  ağrı olmaz. O yüzden,İ derecesi düşük olan skolyozlar (hasta şikayeti olmadığı için) başka bir nedenle çekilen filimden yada konu ile ilgili farkındalığı oluşmuş bir kişinin şüphelenmesi ile  tesbit edilir.

Ancak sırt ve boyun kısmını içeren eğriliklerde sırt ağrısı görülebilir. Bu ağrı ilaç kullanacak yada günlük aktiviteleri kısıtlayacak şiddette değildir. Bel bölgesinde ise ameliyat gerektirecek derecede  şiddetli eğriliklerde artık bel ağrıları başlar. Yine hafif dereceli skolyozlarda kızlarda hamilelikle birlikte bel ağrıları ortaya çıkar.

Küçük yaşlarda ağrı olmamasının aksine, skolyozu olan bireyler 30 yaşını geçtiklerinde bel ve sırt ağrılarından yakınmaya başlarlar.

Yaşlılık skolyozlarında ise kesinlikle ağrı olur.

Ağrıları önlemek için skolyoza özel egzersizler yapılmalıdır. Aslında 50 yaşından sonra hemen herkeste bir miktar omurga deformitesi oluşmaya başlar ve bu nedenle bel, sırt ve boyun egzersizleri yaşam boyu yürüyüşle birlikte kişlerin daha zinde ve komforlu bir yaşam sürmesine katkıda bulunur.

7 - SKOLYOZ EGZERSİZ YAPARAK DÜZELİR Mİ?

Skolyozlu hastalar omurga cerrahları tarafından takip edilirler. Belirli aralıklara radyolojik olarak inceleme yapılır ve Cobb açısı ölçülerek derecenin ilerleyip ilerlemediği kontrol edilir. Takip süreci içerisinde ameliyat endikasyonu koyulanlar ameliyat edilir. Ameliyat gerekmeyecek kadar 35 derece ve altı skolyozlu hastalara da ergenlik dönemi sonunda artık fazla ilerlemez denilerek çok daha uzun aralıklarla radyolojik kontrol önerilerek takipten çıkarılır.

Bu süreçte aileler doktorlarına sorar. “Egzersiz fayda eder mi? Yüzmeye göndersek mi? Egzersiz için gidebileceğimiz bir yer var mı?” Aldıkları cevap genellikle şudur. “Sırt kaslarını kuvvetlendirecek egzersizler yapsın. İmkanınız varsa yüzmeye gitsin sırt üstü yüzsün. Eve barfiks yapın sallansın.”

Son 10 yıldır skolyoz hastalarına tanı koyulduğu andan itibaren özel egzersizler yaptırılıyor. Schroth egzersizleri bunun en popüler olanı ve en yaygın kabul görenidir. Kişiye özel planlanan bu egzersizler ile skolyozun ilerlemesi büyük bir oranda durdurulmakta ve pek çok olguda ,  dereceler 6 aylık bir süreçten sonra azalmaktadır. Azalmanın derecesi çocukların egzersizleri algılaması ve ödevlerini aksatmadan yapması ve ailelerin ciddiyetle takibi ile doğru orantılılıdır.

İstanbul Skolyoz Okulu 5 yıldır. Ekip çalışması yaparak (Omurga cerrahı, fizyoterapist, protez ortez teknisyeni işbirliği ile) Omurga deformitesi ve duruş bozukluğu olan hastaları Egzersiz, tabanlık ve korse uygulamaları takip ve tedavi etmektedir. 

 

8 - SKOLYOZ DERECESİNDE İLERLEME NE ZAMAN DURUR?

Adölesan İdiopatik Skolyoz genelde 9-10 yaşlarında saptanır. ((İstanbul Skolyoz Okulu olarak amacımız; yaptığımız paylaşım ve bilgilendirmelerde daha erken yaşta ve 10 derece altında dahi skolyozları saptamak ve sıkı takip ederek 10 dereceyi geçtiği anda egzersize almak ve tıpkı kalça çıkığında olduğu gibi skolyoz nedeni ile ameliyat olanların pek çoğunu bu yöntemle tedavi ederek ameliyattan kurtarmaktır.)) ergenlik çağında derecesi artar. Bazı hastalarda çok hızlı bir ilerleme olurken, diğerlerinde daha yavaş ilerleme olabilir. Bu ilerleme kemik gelişimi tamamlandıktan sonra çok çok azalır . Mesela 18-19 yaşından sonra artık  2-3 senede ancak 1-2 derece artar. 

Nöromusküler ve konjenital skolyozlarda nöromusküler hastalığın şiddetine göre ve konjenital deformitenin şekline göre bebek yaşlardan itibaren ilerleme olur.

8

İstanbul Skolyoz Okulu 5 yıldır. Ekip çalışması yaparak (Omurga cerrahı, fizyoterapist, protez ortez teknisyeni işbirliği ile) Omurga deformitesi ve duruş bozukluğu olan hastaları Egzersiz, tabanlık ve korse uygulamaları takip ve tedavi etmektedir.